SARIYER’DE CUMHURİYET KUTLAMALARI BAŞLADI

SARIYER’DE CUMHURİYET KUTLAMALARI MİTHAT BAYDUR KONFERANSIYLA BAŞLADI

Cumhuriyetimizin 98. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Sarıyer’in sokaklarında 29 Ekim heyecanı b

“SARIYER’DE CUMHURİYET KUTLAMALARI BAŞLADI” okumaya devam et

BAYBURT ÜÇ YİĞİDİ KUCAKLADI İmamoğlu, Zeybek, Akpolat

BAYBURT ÜÇ YİĞİDİ KUCAKLADI İmamoğlu, Zeybek, Akpolat

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Bayburt ziyaretinde İstanbul Siyasetinin yakından takip ettiği isimlerde vardı. “BAYBURT ÜÇ YİĞİDİ KUCAKLADI İmamoğlu, Zeybek, Akpolat” okumaya devam et

CHP’li Belediyeler Tarımsal Kalkınma Zirvesi

ŞİŞLİ BELEDİYESİ’NDEN TARIMSAL ÜRETİME DESTEK

Şişli Belediyesi, İstanbul Avrasya Gösteri Merkezi’nde 30 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında düzenlenen “CHP’li Belediyeler Tarımsal Kalkınma Zirvesi”ne katıldı. “CHP’li Belediyeler Tarımsal Kalkınma Zirvesi” okumaya devam et

Sarıyer Muhtarları ikiye bölündü, bu ayrılık neden?

Sarıyer Muhtarları ikiye bölündü, bu ayrılık neden?

Dünyanın her yerinde siyaset ilk planda olurken, İstanbul ili, Sarıyer ilçesinde bu tersine döndü. Muhtarlar gündemi belirleyen büyük unsur oldu. “Sarıyer Muhtarları ikiye bölündü, bu ayrılık neden?” okumaya devam et

ADALAR BELEDİYESİ EYLÜL AYI MECLİS TOPLANTISI

ADALAR BELEDİYESİ EYLÜL AYI MECLİS TOPLANTISI

Adalar Belediye Meclis Toplantısı Eylül ayı ilk birleşimi 6 Eylül Pazartesi günü Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. “ADALAR BELEDİYESİ EYLÜL AYI MECLİS TOPLANTISI” okumaya devam et

CHP Beşiktaş Meclis Üyeleri, CHP GÜNGÖREN ziyareti

CHP Beşiktaş Meclis Üyeleri Fahrettin Çırak, Turan Yel , CHP Güngören İlçe Başkanı Temel Akkoç’ u makamında ziyaret etti.

CHP Beşiktaş Meclis Üyeleri Fahrettin Çırak, Turan Yel , CHP Güngören İlçe Başkanı Temel Akkoç’ u makamında ziyaret etti.

İstanbul Gazetem

 

“CHP Beşiktaş Meclis Üyeleri, CHP GÜNGÖREN ziyareti” okumaya devam et

Memleket Partisi Sarıyer İlçe Başkanı Doğan Altıntaş “Yapılanı kabul etmek mümkün değil”

Memleket Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı Kınama Duyurusu

Lozan Zaferi tüm ülkede coşkuyla kutlanırken, Sarıyer’de protokol krizi doğdu. Kongresini gerçekleştiren resmi olarak varlığını kabul ettiren Memleket Partisi Sarıyer İlçe başkanlığı davet edilmedi.

Memleket Partisi Sarıyer İlçe Başkanı Doğan Altuntaş “Yapılanı kabul etmek veya bir mantıklı açıklama beklemek mümkün değil ” diyerek kınama mesajı yayınladı ….

DOĞAN ALTUNTAŞ ;

24 Temmuz 1923’te imzalanan Türkiye’nin tapusu Lozan Barış Antlaşması’nın 98. yıldönümü Sarıyer Merkez’de kutlandı. ADD Sarıyer’in öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliğe siyasi partilerden CHP’nin, İYİ Parti’nin ve MHP’nin davet edildiği; ancak Memleket Partisi’nin davet edilmediği öğrenildi. Yaşanan bu gelişmenin ardından Memleket Partisi Sarıyer İlçe Başkanı Doğan Altıntaş, Atatürkçü Düşünce Derneği Sarıyer Şube Başkanı Fahrettin Serdaroğlu’na sert tepki gösterdi.

Altıntaş; Dün Lozan barış antlaşmasının 98. kutlama yılında Atatürk’ün kurduğu parti de Atatürk adını ağzına almaktan imtina eden il başkanına, son 20 yıldır Mustafa Kemal Atatürk ün maddi ve manevi değerlerine ilke ve devrimlerine yapılan saldırılara karşı hukuki bir işlem yapmaktan kaçınanlara ses çıkarmayanlara, Atatürk ilke ve devrimlerine siyasi yaşamları boyunca düşmanlıkları tescillenmiş devşirme siyasetçilere onun kurduğu partide Koltuk ve Ünvan verenlere tepki göstermeyenlere ses çıkarmazken, Atatürk’ün ilke ve devrimlerini yol haritası olan olarak belirleyip siyaset arenasında yer alan Memleket Partisi’nin Törene davet edilmemesi Atatürk’e yapılan saygısızlıktır.

Bu tavır Atatürk adını taşıyan bir dernek başkanına yakışan bir davranış değildir. Atatürk kimsenin veya bir derneğin tapusunda değildir. Halkın bağrında yaşıyan eşi ve benzeri olmayan ulusal bir liderdir.

Hiç merak etmeyin! Gerçek yurtsever, Atatürkçüler cesur yürek Muharrem İnce’nin liderliğinde Memleket Partisi Sarıyer olarak, bu anlayışa karşı siyaset sahnesinde dimdik duracak, en önde yerini alacaktır.

Doğan Altıntaş

Memleket Partisi Sarıyer İlçe Başkanı

Yusuf ALTAY

CHP’li Yusuf Altay sordu..!

CHP Kartal Belediye Meclis Üyesi Yusuf ALTAY , Kartal İlçesinde siyasi kimliği ile sevilen saygı duyulan ve düşünceleriyle merak uyandıran bir siyasetçi. Özellikle 15 Temmuz ‘dan sonra yaptığı paylaşımla yine dikkatleri üzerine çekti.

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından yaşanalar ve akılda kalanları sesli olarak düşünen ALTAY paylaşımında ; ” ülkemizi alçaklara kaptırmamak için canını feda eden saf temiz Anadolu insanı şehitlerimize üzülüyor Onları saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. ” derken aklına takılan soruları şöyle sıraladı …

Cevapsız kalan sorulardan aklımıza takılanlar.

15 Temmuz 2016’da içimizdeki hainlerin darbe girişiminde 251 insanımızın şehit olduğu, anında karar vererek darbe yanlısı Tuğgeneral Semih Terzi’yi vurarak darbeyi sonlandırma girişimini başlatan Ömer Halisdemir sonra darbeci askerler tarafından şehit edildiği,

Silahlı kuvvetlere insan kaynağı sağlayan eğitim yuvaları kapatıldığı, darbe girişimine o kadar kelli felçliler karışırken faturanın bir kısmının 17 yaşındaki Kuleli öğrencilerine kesildiği,

Paralı veya raporlu olup ta ömründe 3/5 nöbeti tutmamış olma ihtimali olanların, ordunun komuta kademesinin oluşmasında terfilerde söz sahibi olduğu,

Fetö’cü Reşat Petek’in 15 Temmuz darbesini araştırma komisyon başkanlığı yaptığı, Ne istediler de vermedik denilenlerin kalkışmaları sonucu TBMM’de oluşan komisyonlara asıl yetkililerin icabet etmediği ve yarım yamalak ta olsa o raporun halkımızın bilgisine resmen sunulmadığı,

Bazı uyanıklar yaralanmalarını ganimet gibi değerlendirip gazi maaşı kuyruğuna girdikleri gibi. Yıllardan beri Fetullahçıların tehlikeli olduğunu söyleyenlere hala iftira edilerek ayrıştırmanın devam ettirildiği,

Sayın Şamil Tayyar’ın FETÖ borsasının kurulduğunu iddia ettiği, Cumhurbaşkanına haber vermeyip diyaneti ziyarete giden MİT müsteşarının hala görevine devam ettiği, 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için toplanan paraların yılan hikâyesine döndüğü,

15 Temmuz’un Allah’ın nasıl lütfü olduğu, iktidara ikram ettiği meyvelerinin hiç bitmediği,

15 Temmuz’da demokrasiye sahip çıkan tüm partilerin, daha sonra kendileri gibi düşünmeyenleri hain ilan edilme nezaketsizliği,

Kendi yarattığı düşmana karşı halkın desteği ile galip gelenlerin şehit olanları anacak yerde destan kutlamalarının yapıldığı.

Yesinler kırmızı kuvvetlerin mavi kuvvetlere karşı kazanmış olduğu destanınızı.

Ancak ülkemizi alçaklara kaptırmamak için canını feda eden saf temiz Anadolu insanı şehitlerimize üzülüyor Onları saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. dedi….

Haber Burcu Hiçyılmazlar / Kartal

Necla Kacan duyurdu

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI
GENEL BAŞKANI AYLİN NAZLIAKA’NIN İSTANBUL
SÖZLEŞMESİ’NİN YÜRÜRLÜKTEN KALKMASINA
İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI , GENEL BAŞKAN YARDIMCISI NECLA KACAN EŞ ZAMANLI DUYURUYA DESTEK VERDİ…. !

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KADIN KOLLARI
GENEL BAŞKANI AYLİN NAZLIAKA’NIN İSTANBUL
SÖZLEŞMESİ’NİN YÜRÜRLÜKTEN KALKMASINA
İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI
01.07.2021
Bugün 1 Temmuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir gece yarısı
kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’ni tek taraflı fesih ettiğini
duyurduğu hukuksuz kararın üzerinden, tam 103 gün geçti.
103 günde basına en az 83 kadın cinayeti yansıdı.
Aksaray’da yaşayan Yemen Akoda evli olduğu Eşref Akoda
tarafından öldürüldü. Kızı; “50 kere şikâyet ettik, 50 kere,
hepinizin Allah belasını versin” diyerek isyan etti.
30 yaşındaki İlknur Çavuş, evli olduğu Erdal Çavuş tarafından
göğsünden vurularak öldürüldü.
Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki Sadriye
Şen, evli olduğu Recep Şen tarafından ruhsatsız silahla
vurularak öldürüldü.
Nermin U. dört yıl önce boşandığı Mahir A.’ye yönelik “beni
öldürecek” diyerek koruma kararı istediği karakoldan
dönerken, sokakta aynı erkek tarafından öldürüldü.
Emine Karakaş, Halime Uyar, Arzu Rahman Güney, Şebnem
Köker, Medine Seyis, Hacer Başkaya, Kamile Yavuz, Fatma
Öz, Sibel Kaman ve daha nice kız kardeşimiz, eşleri, sevgilileri,
babaları ya da birlikte olmayı kabul etmedikleri erkekler
tarafından öldürüldü.
Yüzlerce kadın şiddete uğradı. Kayseri’de evli olduğu A.Ş.’yi
darp ettiği gerekçesiyle tutuksuz yargılanan Yalçın Ş.’ye 2 bin
240 TL para cezası verildi.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı alarak kadınların
hayatını tehlikeye atan tek adam hükümeti döneminde,
kadına yönelik şiddetin bedeli 2 bin 240 TL olarak
belirlendi!
Soma’da 3 çocuk annesi İ.Ç., 3 ay önce boşandığı T.Ç.
tarafından saldırıya uğradı. Kafedeki kadınların dayanışması
sayesinde İ.Ç ve kundaktaki bebek saldırgandan kurtulabildi.
Bu 103 günde, kadınlara ve çocuklara cinsel istismarda
bulunanlar cezasızlıkla ödüllendirildi.
G.Y’ye yönelik ‘çocuğun cinsel istismarı suçundan’ açılan
davada, sanık Ramazan Güney ilk celsede ‘delil
yetersizliğinden’ beraat etti. G.Y’nin mahkemeye delil olarak
sunduğu ‘suçun itiraf edildiği telefon görüşmesi’ delil
niteliğinde sayılmadı. Mahkeme, çocuğun İstanbul Çapa Tıp
Fakültesi’nde gördüğü psikolojik tedaviye ilişkin rapor dahi
istemedi.
İstanbul’da yaşayan 17 yaşındaki T.K., öz babası Y.K.’nin uzun
yıllar cinsel istismarına maruz kaldığını Adli Tıp Kurumu
raporu ile belgeledi. Buna rağmen mahkeme, Y.K.’nın delil
yetersizliğinden beraatına karar verdi.
Antalya Elmalı’da 2 çocuk uğradıkları cinsel istismarı yazarak,
çizerek anlatmalarına ve Adli Tıp raporu ile belgelemelerine
rağmen istismarcılar tahliye edildi.
Bu 103 günde, katiller, kadına yönelik şiddet uygulayanlar,
iyi hal indirimleri ile ödüllendirildi.
23 kez suç duyurusunda bulunan Ayşe Tuba Arslan’nın başına
defalarca satırla vurarak öldüren Yalçın Özalpay’a iyi hal

indirimi uygulandı. İndirimin gerekçesi “boşanmaya rağmen
sadakat yükümlülüğü” oldu…
Rukiye Ay ve 1,5 yaşındaki kızı Eylül’ün üzerlerine kaynar su
döken Ali Ay’a iyi hal indirimi uygulandı. Topu topu 4,5 yıl
hapis cezasına çarptırılan Ali Ay, indirim sonrasında 3 yıl 9 ay
ceza aldı.
Değerli Basın Mensupları,
İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı çekilme kararı alındığı
günden itibaren, kadınların ve çocukların payına, ölüm,
istismar, şiddet düştü. Sadece 103 günde yaşadığımız bu
karanlık tablonun sebebi bellidir.
300’ü aşkın kadın derneğinin üye olduğu EŞİK Platformu’nun
verilerine göre, Sözleşme yürürlüğe girdiği 1 Ağustos 2014’den
bu yana uygulansaydı, bugün en az 2 bin 336 kadın yaşıyor
olacaktı.
Çünkü devlet, kadına karşı şiddetin önlenmesi için gerekli
tedbirleri almış olacaktı. Kadınları etkin şekilde koruyacak,
şiddeti önleyemediği koşulda da adil yargılama ve
cezalandırma süreçlerini işletecekti.
Kısacası İstanbul Sözleşmesi’nin yükümlülükleri yerine
getirilmiş olsaydı; kadınlar sokak ortasında göz göre göre
öldürülemeyecekti, kadınları katledenler cezasızlıkla ya da iyi
hal indirimleriyle ödüllendirilmeyecekti. Çocuğa yönelik cinsel
istismarda bulunanlar, delil yetersizliği gerekçesi ile tahliye
edilmeyecekti; cinsel istismar mağduru çocuk, delil sunmak
için istismarcısı ile ikinci kez bir araya gelip ses kaydı almaya
çalışırken tekrar taciz edilmeyecekti …

Değerli Basın Mensupları,
Birçok kadın örgütünün, siyasi partinin ve bireyin Danıştay’a
açtığı dava, iki gün önce reddedildi. Ancak, Danıştay 10.
Dairesi’nde ara karar veren heyetin değiştirildiğini ve
oylamanın 3 kabul oyuna karşı 2 red oyu ile sonuçlandığını
biliyoruz. Yürütmenin durdurulması yönünde oy veren
üyelerden biri, uluslararası andlaşmaların yasa hükmünde
olduğunu, fesih edilmesine ilişkin işlemlerde
Cumhurbaşkanı’nın yetkisinin bulunmadığını belirtti. Karşı oy
veren diğer üye ise; “yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereği
bir işlem hangi usule uyularak tesis edilmişse, aynı usule
uyularak geri alınmalı, kaldırılmalı veya feshedilmelidir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oyladığı uluslararası
sözleşmelerin sadece yürütme organı işlemiyle feshedilmesi
mümkün değildir” vurgusunu yaptı.
Telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına rağmen
yürütmeyi durdurma kararı vermeyen Danıştay’a soruyoruz:
Kadına yönelik şiddeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya
Yanık gibi, siz de mi tolere edilebilir buluyorsunuz?
Şu çok net bilinmelidir ki; yaşanan her kadın cinayetinin ve
çocuğa yönelik istismarın sorumlusu, tek adam
hükümetidir; çünkü kadın cinayetleri politiktir. Kadına
yönelik şiddete bedel biçenler şiddeti bitirmek istemiyor!
Tacizcileri, tecavüzcüleri cezasızlıkla ödüllendirenler, yaşam
hakkımıza sahip çıkmıyor! Her fırsatta erken evliliğe göz
kırpanlar, çocuk yaşta evliliği yasaklamak istemiyor!
Ancak biz, kadınlara tacizi, tecavüzü, ölümü reva görmelerine
izin vermeyeceğiz.

Değerli Basın Mensupları,
Birçok kadın örgütünün, siyasi partinin ve bireyin Danıştay’a
açtığı dava, iki gün önce reddedildi. Ancak, Danıştay 10.
Dairesi’nde ara karar veren heyetin değiştirildiğini ve
oylamanın 3 kabul oyuna karşı 2 red oyu ile sonuçlandığını
biliyoruz. Yürütmenin durdurulması yönünde oy veren
üyelerden biri, uluslararası andlaşmaların yasa hükmünde
olduğunu, fesih edilmesine ilişkin işlemlerde
Cumhurbaşkanı’nın yetkisinin bulunmadığını belirtti. Karşı oy
veren diğer üye ise; “yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereği
bir işlem hangi usule uyularak tesis edilmişse, aynı usule
uyularak geri alınmalı, kaldırılmalı veya feshedilmelidir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oyladığı uluslararası
sözleşmelerin sadece yürütme organı işlemiyle feshedilmesi
mümkün değildir” vurgusunu yaptı.
Telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına rağmen
yürütmeyi durdurma kararı vermeyen Danıştay’a soruyoruz:
Kadına yönelik şiddeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya
Yanık gibi, siz de mi tolere edilebilir buluyorsunuz?
Şu çok net bilinmelidir ki; yaşanan her kadın cinayetinin ve
çocuğa yönelik istismarın sorumlusu, tek adam
hükümetidir; çünkü kadın cinayetleri politiktir. Kadına
yönelik şiddete bedel biçenler şiddeti bitirmek istemiyor!
Tacizcileri, tecavüzcüleri cezasızlıkla ödüllendirenler, yaşam
hakkımıza sahip çıkmıyor! Her fırsatta erken evliliğe göz
kırpanlar, çocuk yaşta evliliği yasaklamak istemiyor!
Ancak biz, kadınlara tacizi, tecavüzü, ölümü reva görmelerine
izin vermeyeceğiz.

Kadınların canıyla oynayan bu kararın hesabını ilk seçimlerde
sandıkta soracağız!
İktidara geldiğimiz ilk hafta içinde İstanbul Sözleşmesi’nin
yeniden yürürlüğe girmesini sağlayacağız. Sözleşmeyi
uygulamaya koyduğumuzda bütün yükümlülüklerini yerine
getirerek, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin, istismarın nasıl
sonlandırılacağını göstereceğiz. Türkiye’yi yeniden hukuk
devletine dönüştüreceğiz. Halkın partisi olarak, halkla birlikte
bu vahşeti sona erdireceğiz.
Çünkü biliyoruz ki: ADAM TEK BİZ ÇOĞUZ!