GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM "HALUK PEHLİVAN YAZIYOR..!" - İstanbul Gazetem
resmin alt tagı

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM “HALUK PEHLİVAN YAZIYOR..!”

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM Farklı Görüş ve düşüncelere sahip altı siyasi partinin bir araya gelerek Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle ilgili olarak uzun süren çalışmaları sonunda anlaşmış oldukları metin üzerinden ortak deklarasyonları imzalamaları..

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM “HALUK PEHLİVAN YAZIYOR..!”
Son Güncelleme: Whatsapp

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEM

Farklı Görüş ve düşüncelere sahip altı siyasi partinin bir araya gelerek Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemle ilgili olarak uzun süren çalışmaları sonunda anlaşmış oldukları metin üzerinden ortak deklarasyonları imzalamaları ve topluma deklare etmeleri yarınlar için güzel.

Bence yapmış oldukları bu açıklamayla tüm topluma aynı zamanda yapılacak seçim sonrası iktidara geldiklerinde yapacakları ile ilgili olarak seçim taahhüdünde bulunmuş oldular.

Fakat bence en önemlisi güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili olarak yapacaklarının yanında, milletin içinde bulunduğu ekonomik şartlarla ilgili bir iki satır olsaydı çok daha iyi olurdu.

Devletin yönetimiyle ilgili olarak yapmış oldukları bu ortak çalışmadan sonra, başta üretim olmak üzere ekonominin her alanını kapsayan, çalışanı olsun emeklisi olun herkesi ekonomik zorluklardan uzak daha müreffeh bir yaşamla nasıl bulaştıracaklarına dair ayrıntılı çalışmanın da en kısa zamanda yapılarak yine müştereken topluma deklare edilmesi gerekmektedir.

Çünkü; millet gerçekten her gün gelen zamlarla ekonomik zorluklar içinde yaşamını nasıl idame ettireceğine dair karamsarlık içindedir.

Bu yüzden ister çalışanı olsun ister emeklisi olsun öncelikli olarak ekmeği kısacası ay sonunu nasıl getireceğini düşünmektedir.

Bakalım seçim sonrası nasıl olacak.

İktidara gelecek olan siyasi parti veya siyasi partilerin oluşturacağı koalisyon, devlet kadrolarında senin benim demeden, devlet aklıyla hareket edecek konusunda uzman liyakatli kişileri iş başına getirir veya getirirlerse yaşanan olumsuzlukların çözüme kavuşturulması da o kadar kolay olacaktır.

Hani derler ya “Halep ordaysa arşın burada” hep birlikte seçim sonrası göreceğiz.

Tüm bunlara rağmen Türkiye yaşadığı olumsuzluklardan nasıl kurtulur?

Tabi ki Demokrasiyle.

Ancak; öncelikli olarak siyasi partilerin demokrasiyi kendi içlerinde her anlamda özümseyerek uyguladıklarında.

Peki, ülkemizde demokrasi yeterince mevcut mu?

Bence hayır!

Evet kötü de olsa gerçek olan bu.

Fakat ne kadar kötü olursa olsun her zaman için bir umut vardır.

Bu umut da öncelikle yurdumuz insanlarında fazlasıyla mevcuttur.

Bana göre; öncelikle yapılması gereken en önemli konu ise;

Siyasi Partiler Yasasında günümüze uygun yapılacak değişiklikler ile siyasi partilerin tüzüklerinin de buna uygun hale getirilmesidir.

Siyasi Partilerce önemli olan ise; bilime inanmış, bilimsel gerçeklerle hareket eden liyakatli insanların üyelerin küstürülüp uzaklaştırılması yerine siyasi partilerde görev almasını sağlamak, eğer bu olmuyorsa bu kişilerle müşterek olarak iştigal ettikleri konularda devlet millet lehine ortak çalışmalar yapmasıdır.

Siyasi partiler demokrasiye öncelikle kendi içlerinde gereken önemi vererek parti içi seçimlerde;

Başka il ve ilçelerden başka il ve ilçelere belediye meclis üyesi, belediye başkanı ve milletvekili atama yerine, her il ve ilçede, belirlenen süre ve kriterlere göre ön seçimlere önem verirlerse başta partileri olmak üzere ülkenin de her türlü olumsuzluklardan kurtulması o kadar kolay ve çabuk olur.

Ülkemizde demokrasiden konuşup duruyoruz, fakat gerçek olan şu ki;

Öncelikle her şeyi bilen siyasi parti liderlerinin ve yakın çevresinin istemediği hiçbir kimsenin o partide seçilme olasılığı yoktur.

Siz zaman zaman iki veya daha fazla aday çıkmasına bakmayın bence hepsi bir aldatmaca.

Delege sistemiyle de bu iş hiç olmuyor.

Hani derler ya;

Ben seni seçtim,

Sen de beni seç.

Aynen böyle olunca, siyasi partilerin içinde demokrasiden konuşmak sözde kalıyor.

Böyle gittiği müddetçe her siyasi parti eninde sonunda kendi diktatörünü yaratmış olur.

Demokrasiyi özümsemiş içselleştirmiş bir siyasi parti, parti içindeki her görev için, başta parti içi seçimler olmak üzere yerel yönetim olsun, genel yönetim seçimi olsun her türlü seçimde parti üyeleriyle ön seçim yaptığı zaman toplumla bütünleşmeye başlar.

Demokrasilerde oy verenin hesap da sorma hakkı vardır derler ya, inanmayın o da lafta kalan bir söylemdir.

Bence; seçmenlerin bırakın hükümete hesap sormasını,

Seçmenlerin parti içi demokrasiye önem vermeyen ön seçimle seçim yapmayan partilerde üyelerin seçilen milletvekillerine bırakın hesap sormayı, parti içi yöneticilere dahi soru sorması imkânsız hale gelir.

Ne zamanki siyasi partilerde ikamet adresini değiştirdiği halde adres değişikliğini bildirmeyen üyelerin oy kullanma ve seçilme hakları iptal edilir, işte o zaman demokrasi işlemeye başlar.

Ne zamanki aylık/yıllık üyelik aidatlarını ödemeyen adayların seçilme hakkı kaldırılırsa o zaman siyasi partilerde demokrasi işlerlik kazanmaya başlar.

Bu şartlarda seçilmiş ve atanmışlar her şeyi bildikleri için yeni seçim dönemi gelinceye kadar üyelerin onların gözünde hiçbir önemi yoktur.

Üyelerinin görüş ve düşüncelerine önem vermeyen, üyelerini gerektiğinde kullanmak üzere kurşun asker gibi gören siyasi partilerin ülkeye faydası olmaz.

Ne zamanki siyasi partiler eş, dost, akrabalarını yerel olsun genel seçim olsun seçilmeleri için listelere koymaktan vaz geçerse, işe yerleştirme konusunda olsun öncelik sırasından çıkartır o zaman siyasi partilerde demokrasi işlerlik kazanmaya başlar.

Ne zamanki siyasi partiler kendi içlerinde aktif üye / pasif üye ayrımını yaparak her görev için, belirlenecek süre ve kriterlere uygun liyakatli adaylar arasında delegelerle değil üyelerle seçim yapmaya başlar işte o zaman siyasi partiler de demokrasi işlerlik kazanır.

Seçim dönemleri gelinceye kadar partilerinin kapısından içeri girmemiş, hiçbir emek vermemiş kişileri ve şahsi ikbal peşinde koşanları seçimlerde aday göstermekten vaz geçtiklerinde partiler de memleket de düzelmeye başlar.

Ne zamanki siyasi partiler üyelerinin görüş ve düşüncelerine önem vermeye başlar, ülke ve memleketin sorunlarının çözümüne yönelik olarak üyelerinin katılımıyla periyodik olarak çalıştaylar yaparak çözüm arar, işte o zaman memleket de düzelmeye başlar.

Ne zaman ki iktidara gelen siyasi partiler veya koalisyon oluşturarak iktidar olan siyasi partiler, ben yaptım oldu düşüncesinden vaz geçerek her konuda toplumun ilgili birimlerle, paydaşlarıyla çalıştaylar yaparak karar almaya başlarsalar demokrasi o zaman işlerlik kazanır.

Tek başına iktidara gelen siyasi partiler veya iktidar koalisyonunu oluşturan siyasi partiler ne zaman kendi partilerinin önceliklerinden vaz geçerek ortak akılla devleti ve milleti düşünerek devlet kadrolarında biat kültürünü terk ederek liyakat sahibi konusunda uzman ve yeterli deneyime sahip kişileri devlet kadrolarında görevlendirirlerse o zaman memleket düzelmeye başlar.

Ne zaman ki devleti yöneten siyasi partiler devlet kurumlarında hukuk, eğitim, ekonomi, sağlık, tarım, hayvancılık, sanayi, madencilik, vb. her alanda yapılacak yasal değişiklikler ve bu alanlardaki işlemlerle ilgili olarak kendi düşünceleriyle değil, toplumun ortak paydaşlarının görüş ve düşüncelerini de alarak buna uygun yasal değişiklikler yapar o zaman memleket düzelmeye başlar.

01.03.2022 Haluk PEHLİVAN

Bizi Paylaşır Mısın?
resmin alt tagı

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.