ÖYLE BİR ŞUBAT GEÇER Kİ ; SALİM GÜLER YAZDI - İstanbul Gazetem
resmin alt tagı

ÖYLE BİR ŞUBAT GEÇER Kİ ; SALİM GÜLER YAZDI

Sevgili dostlar yeniden buradayız, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlayıp sohbetimize başlamak istiyorum. Çok çok yoğun bir dönemden geçiyoruz, neredeyse hiç nefes almadan izlediğimiz, bir aksiyon filminin içindeki karakterler gibi..

Son Güncelleme: Whatsapp

Sevgili dostlar yeniden buradayız, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlayıp sohbetimize başlamak istiyorum. Çok çok yoğun bir dönemden geçiyoruz, neredeyse hiç nefes almadan izlediğimiz, bir aksiyon filminin içindeki karakterler gibi hayat yaşar olduk. Bitmiyor olaylar, Şubat ayına zaten öylesine hızlı girdik ki inanılmaz. Ne ile başladık ilk gündem konumuz Samsun da ATATÜRK Anıtına saldıran meczup vardı. Ne yalan söyleyeyim, ilk haberler düştüğünde çok kızdım Samsun halkına, Neden mi? Bir meczup gelecek ATATÜRK Anıtına saldıracak kimseden ses çıkmayacak, inanamadım, ancak sonradan yaptıkları müthiş sahip çıkışla ben kendilerini affettim ve gönlümde ayrı bir yer edindiler. Tebrikler Samsun’un ATATÜRK seven vatansever evlatları. Anladık ki bu kafa hiçbir zaman bitmeyecek, anladık ki ATATÜRK bu dünyadan ayrılışından yüz hatta beş yüzyıl sonra bile bunlara dert olacak. Bu da demektir ki ATATÜRK o kadar değil, çok daha büyük bir insan. Onlar bunu anlayamayacaklar o sığ beyincikleri ile.

Dedik ya Şubat hızlı diye hemen arkasından, Ağrı’nın akp li belediye başkanı Savcı SAYAN dan açıklamalar geldi ara ara, neler dedi kendileri bakalım. Aynı cümle içinde bu kelimler geçeceği için hepinizden özür dilerim ama adam dedi bunları, Kur’an öğretenin, öğrettiği çocuklara cinsel ilgi duyması, öğrencilerden karşılığını cinsel yolla alması normaldir, hele ki rızası varsa hiç sorun yoktur. Babında bir cümle sarf ettiler. Ne anlamamız lazım Kur’an Kursları diyorlar, ilim yuvaları diyorlar, ama gel gelelim buralarda taciz, tecavüz bitmiyor. O zaman ne yapmak lazım bütün bunların çok iyi bir şekilde kontrol edilmesi ya da komple kapatılıp devlet eliyle yapılması gerekmez mi? Aynı sorunlar özel öğrenci yurtlarında da yaşanıyor gencecik çocuklarımız hayatlarına son veriyor. Tarikat yurtlarında. Neden devlet yurtları yerine, gençlerimiz cemaatlerin kontrolündeki saçma sapan yurtlara mahkum ediliyor. Devlet hükümetler ne için var, sosyal devlet anlayışında ne denir, devlet bütün vatandaşlarına eşit mesafededir, zengin fakir ayırmaksızın, eğitimde fırsat eşitliği der, zengin fakir ayırmaksızın. Gelelim günümüze fakir ailelerin çocukları torpili yoksa devlet yurduna yerleşemez, sonra gider mecbur cemaat yurtlarına onun bunun oyuncağı olur. Geleceğin fetosu olur. Demedi demeyin çocuklarınıza sahip çıkın, bu yurtlara vermeyin gerekirse gitmesin o üniversite ye bir iki yıl sonra gitsin ama çamura düşmesin gençlerimiz.

Biraz da güzel haberlerimiz olsun. Doç. Dr. Hande Özdinler hocamız, ABD de Harvard’da yaptığı çalışmalarla ölü beyin hücrelerini canlandırmayı başardı, bu ne demek gelecekte ALS, Parkinson, Alzheimer ve beyin kanası geçiren hastalara şifa olacak. Umarım bizim topraklarımızda yaşayan, ancak beyin ölümü gerçekleşmiş, bundan haberi olmayan bir kitle var onlar da işe yarar ve ülkemiz hakkettiği güzel günlere kavuşur. Tebrikler hocam, ABD’ de en iyi buluş yapan 10 bilim insanından biri oldu.

Bir güzellik te mega star Tarkan’dan geldi, hepimizin içinde mutluluk hormonu salgılayan ve umutlarımızı yeşerten bir şarkı ile çıktı geldi. GEÇÇEK dedi ve yıktı geçti. 26,607.665 kez izlenmiş 17 şubat itibarı ile. AKP nin oy sayısı 2018 seçimlerinde 21.338.693 yani bence de geççek geççek bu da geççek, TARKAN tebrikeler bir kez daha halkın yanında oldun umut verdin, zaten sessiz sedasız yıllardır ihtiyaç sahiplerine yaptığın yardımları uzaktan biliyorduk, ama bu defa başka bir şey başardın bir ülkenin yepyeni bir marşı oldu. Bu şarkı uzun yıllar stadlar da, seçim otobüslerinde arabalarda, çalmaya devam eder. Şahsen ben her radyoda çaldığında sesi sonuna kadar açıp camları da açıyorum, çok ta mutlu oluyorum.

Sonra böyle güzel haberler umut veren şarkılar dinlerken ne oldu bir anda geleceğe dair umutlarımızı yıkan bir beyin hasarı ile karşılaştık kendisi akp grup başkanvekili Av. Muhammet Emin Akbaşoğlu canlı yayında çıktı dedi ki; Avrupa genelinde enflasyon %1 in altından 6-7 lere çıktı yani 7 kat enflasyon var, insanlar 150 € ya doldurdukları poşetleri 750 € ya dolduruyor dedi sunucu uyardı ama dinlemedi çünkü inandığı biat ettiği kişiler de ona öyle söyledi, Avrupa batıyor, batı sürünüyor marketler boş enflasyon aldı başını gidiyor, %700 arttı dedi o da ettiği biat gereği, papağan misali tekrar etti. Gelelim hesaptaki diğer hataya 150 € 7 kat enflasyon 1050€ yapar, aslında olan ne 150€ %7 enflasyon ile 160,5 € yapar yani Avrupalının cebinden çıkan fazladan 10,5 € bizim cebimizden çıkan fazladan parayı hepimiz biliyoruz. Benzin 1 Mart 2021 de 7,36 ₺, an itibarı ile 16,75 ₺ yani 2,27 kat artış var bu ne demek %227 demek, ekmek fiyatı 1,75₺ ten, 3₺ ye çıktı %70 civarı zam gelmiş ama Avrupa batıyor. Hadi oradan!! Kendi beceriksizliğinizi böyle saklayamazsınız.

Şubat ayı içinde birde özel bir tarih yaşadık 22022022 hem düz hem de tersten okunduğunda aynı tarih olan ve palindromik sayı denen nadir görülen bir olaya şahitlik ettik. Hoş bir deneyim oldu ben bir takım dilekler tuttum, ya tutarsa diye.

Sonra bir de İBB de biliyorsunuz uzun zamandır 5000 taksi plakası çıkarılması İstanbulluların ve gelen misafirlerin daha kaliteli ve rahat bir şekilde taksi bulmaları için yapılan bir çalışma var. Ancak buna hükümet yanlısı İBB Meclis üyeleri ve UKOME de söz sahibi olan taksiciler odası başkanı ısrarla karşı çıkıyor, ne diyor oda başkanı siz bizim istediğimiz zamları yapın o zaman herkes taksiye binemez, o zaman da taksi ihtiyacı varmış gibi görünmez. Bak bak şark kurnazına bak sen. Nasıl da zeki, nasıl da yandaş olduğu grup gibi çıkarcı. Neden istemiyorlar 5000 yeni taksiyi, ben size söyleyeyim bu iş bir yarı mafya işi, kim ne derse desin. Normal de bir kişi en fazla bir taksi plakası sahibi olabilir İstanbul da ise bazı taksi şirketleri var bunların elinde nasıl oluyorsa yüzlerce taksi plakası var ve aylık plaka kiralarını kafalarına göre belirliyorlar şu anda yaklaşık 8-10.000 ₺ ye plaka kiralanıyor, plaka değeri yaklaşık iki milyon sadece bir teneke parçası. Bir de arabanız yoksa araç ile birlikte kiralıyorlar 15-20.000₺ kiralayan gariban şoför esnaf abimiz kardeşimiz aylık 20.000₺ bu adamlara ödeyecek, sonra da evini geçindirecek. Ne ala memleket. Peki ne diyor İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu; biz 5000 taksi plakasını çıkartalım, ihale etmeyelim, kendimiz işletelim, şoför arkadaşlara hak ettikleri maaşı bağlayalım, sigortalarını yapalım, çalışma saatleri insancıl olsun, bu arkadaşlarımızı seçelim şehrimize yakışır, bilgili bilinçli, bir kısmı yabancı dil bilen, yolcusuna, turiste saygılı kaliteli bir hizmet oluşturalım, hatta bu taksilerden 500 tanesi de engelli vatandaşların kullanımına uyun olsun diyor. Ama adamlar kendi teneke parçalarının fiyatı düşmesin, kira bedelleri düşmesin bizim sistemimize, haklı haksız kazancımıza kimse karışmasın biz, İBB den de Devlet tende güçlüyüz diyorlar. İşimize gelmezse yolları kapatırız, işimize gelmezse yolcu almayız, işimize gelmezse kavga çıkartırız, hatta döveriz. Yok ya siz kimsiniz. Bir çoğu ben çocukluğumdan hatırlıyorum plaka parası bile ödemeden benim arabam var taksicilik yapıyorum deyip, sonra belediye

bu işe bir resmiyet getirelim kim taksici kim değil belli olsun dediğinde üç paralara ticari plaka sahibi oldular. Şimdi de bu bizim hakkımız diye ağlıyorlar, yemez arkadaş.

Son olarak ta maalesef Rusya Ukrayna’ girdi savaşın her türlüsü çok kötü, ne oldu neden girdi Rusya Ukrayna’ya dedi ki Putin ben NATO yu, ABD yi, emparyalistleri sınırımda istemiyorum bu beni ve ülkemi tehdit ediyor. Geri çekilmeniz gerekiyor dedi. Geri çekilen olmadı Putin de dediğini, daha önce Gürcistan örneğinde olduğu gibi yaptı. Batı ne dedi konuştular, konuştular, sonra Putin çıktı doğalgaza zam yaparım dedi bütün sesler kesildi. Neydi derdiniz. Sadece cebinizden çıkacak paramı, Ukrayna’nın genç başkanı’ na verdiler gazı sizi AB ye alacağız NATO ya alacağız, sonra bir baktı ki arkasına sadece filler kalmış. Buna rağmen ülkesini terk etmedi halk ile omuz omuza mücadele ediyorlar. Birçok zengin kaçtı gitti, ülkesi ve vatandaşlarıyla savaşa hazır. Suriye’den bize gelen mültecileri hatırlıyor musunuz? Daha en başta kaçıp kaçıp geldiler, baksınlar Ukrayna’ lı yaşlı, genç, kadın, erkek, herkes ülkesini savunmaya hazır, hepsi gönüllü oldu. Neden Suriye de aynı manzara olmadı. Cevabı bu defa size bırakıyorum. Ben bu konuda çok doluyum.

Kalın sağlıcakla esenlikler dolu günler dilerim. Ve bu sohbeti ATATÜRK ün meşhur sözleri ile bitiriyorum.

YURTTA SULH CİHANDA SULH

Bizi Paylaşır Mısın?
resmin alt tagı

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.